Blog


İTÜ ARI Teknokent’li Olmak - İrem Kurşun

İTÜ ARI Teknokent, teknoloji firmalarına ve girişimcilere teknoloji geliştirmeleri ve bu teknolojileri ticarileştirmeleri için en uygun ortamı sağlıyor. Burada birbirinden farklı teknolojilerin üretildiği, birbirinden farklı projelerin gerçekleşmesine olanak sağlandığı neredeyse 300 firma bulunuyor. Her gün gidip geldiğimiz ofisimizin, bu ekosistemin bir parçası olarak, inovasyonun merkezinde yer alıyor olması bizlere de motivasyon kaynağı oluyor.

Yüksek plazaların yanı başında, yeşilliklerin içerisinde çalışıyor olmak bir yana, İTÜ ARI Teknokent’in bizlere sağladığı sosyal imkanlar da burayı bir cazibe merkezi haline getirmeye yetiyor. Bu harika kampüsün içerisinde, tüm İTÜ ARI Teknokent binaları arasındaki ücretsiz servislerle, tüm sosyal aktivitelere katılma imkanı buluyoruz, bu koca kampüste her yer çok daha yakın oluyor. Ayrıca gittiğimiz birçok mekanda da Teknokentli olmanın ayrıcalığını yaşıyor ve Teknokent kartımızı göstererek özel indirimlerden faydalanabiliyoruz.

Tüm sosyal aktiviteler, kulüplerden haberler, seminerler, söyleşiler haftalık e-postalarla biz Teknokentlilere iletiliyor. İTÜ ARI Teknokent, “#SosyalTeknokentli” konsepti sayesinde Pilates derslerinden, Fotoğrafçılık Kulübü’ne her şeyden haberdarız. J Bu aktivitelerin en büyük avantajı ise, kendinizi daha büyük bir komünitenin parçası olarak görüp, farklı firmalardan diğer Teknokentlilerle etkileşime geçebilmenize olanak sağlaması.

İTÜ ARI Teknokent’in bizlere sunduğu bir başka olanak da spor faaliyetlerimiz için başka hiçbir yere ihtiyaç duymuyor oluşumuz. İTÜ Spor Merkezi’ni kullanabiliyoruz, aynı zamanda tenis üyeliği ve kort kullanımı, kapalı olimpik yüzme havuzu kullanımı Teknokentliler için büyük bir kolaylık sağlıyor. Şirketlerin vazgeçilmez spor aktivitesi, halı saha maçları için kampüs dışına çıkmaya gerek yok. Şirketimizdeki bir ekip, her hafta kampüs içerisindeki halı sahada farklı firmalardan ekiplerle futbol maçları düzenliyor. Böylece bu komünitenin diğer üyeleriyle, yorucu bir iş günü sonunda kalan enerjilerini spor aktiviteleriyle değerlendirebiliyorlar.

Kısacası #SosyalTeknokentli için birlikte ileriye gidebilmek için yeterince motivasyon kaynağı İTÜ ARI Teknokent’te bulunuyor. Biz de bu ekosisteme dahil olmaktan çok mutluyuz J 

İrem Kurşun

Veripark

Devamını Oku

İTÜ ARI Teknokentli Olmak - Nilay Aygenli

Türkiye’de üretilen teknolojilerin merkezinde olması İTÜ ARI Teknokent’i çok özel bir yerde konumlandırıyor.   

Üretilen teknolojik ürünlerin, yazılımların, çözümlerin hayret verici olduğunu görüp bu atmosferin bir parçası olmaktan ve firmaların başarılarından gurur duyuyorsunuz.  İTÜ ARI Teknokent ekosisteminde bulunan yüzlerce firma çok farklı alanlarda inovatif işlere imza atıyor. Güneş arabaları, sürücüsüz araçlar, duyguları anlayabilen yapay zeka uygulamaları, kanserli hücreleri üç boyutlu görüntüleyen cihaz, kara para transferini engelleyen yazılım (ki çalıştığım firmanın ürünüdür 😊) gibi saymakla bitmeyen gurur kaynağı teknolojiler. Firmamızın TÜBİTAK ile birlikte yapay zekanın kara para transferinin önlenmesinde kullanımı üzerine yaptığı çalışmaya etkileri ile Innogate Uluslararası Hızlandırma Programı sayesinde Amerika’daki iş olanaklarını deneyimleme fırsatı sağladı. Finansal çözümler sağlamak adına ileri teknolojileri hedefleyen ve global olma yolunda emin adımlarla ilerleyen firmamızın İTÜ ARI Teknokent’te yer alması doğru adreste olduğunu hissettiriyor.  


Teknokent binalarını da içerisinde bulunduran İTÜ kampüsü Türkiye’nin en yeşil kampüsü. Hatta 2018’de dünyanın en seçkin üniversitelerinin kampüslerinin yeşil ve sürdürülebilirlik açısından değerlendirildiği UI GreenMetric sıralamasında “dünyanın en yeşil 67. Kampüsü” seçilmiş. Bu doğrultuda açılan “Atıktan Enerji Üretim Tesisi” ve “Engelsiz Yeşil Ofis” de sürdürülebilirliğin ve yeşili korumanın bu kampüs için ne kadar değerli olduğunun bir göstergesi. Burada bulunmanın keyifli yanlarından biri de işte bu yeşilliğin ve doğal güzelliklerin içerisinde İstanbul’da olduğunuzu nerdeyse unutmanız. Servis kullanmadan öncesinde her gün metroya keyifle yürüyordum çünkü eve giden yol o dönemde ormanların ve yeşilliğin arasında arkadaşlarım ile birlikte keyifli bir yürüyüş yapmakla eş değerdi. Hoş şimdi de çok farklı değil, servis kampüsün içerisinde girdiği anda sanki başka bir evrene geçiş yapıyorum. 😊