Blog


İTÜ ARI Teknokent Kariyer Sitesi, 41 Öğrencinin Burs Almasına Aracı Oldu

 Her şey İTÜ ARI Teknokent firmalarımızdan SodaCo’nun, İTÜ ARI Teknokent Kariyer sitesinde yayınladığı bir ilan ile başladı.


SocioDigital Analytics Company (SodaCo) “offline 2 online 2 offline” pazarlama teknolojileri alanında çalışıyor, çok şubeli şirketlerin Facebook Uygulamalar ve Hizmetler Ailesi’ndeki veri noktalarının kazanımını sağlıyor, varlıklarını koruyor ve topluluk yönetimlerini yerelleştiren araçlar, içerik teknolojileri ve stratejiler sunuyor.

SodaCo’nun burs programının hikayesini şirketin kurucu ortaklarından dinledik.

Şirketin hayal kuran ortağı Can Şimşek:

"İTÜ öğrencilerine destek olmak istiyorduk ancak öğrencilere nasıl ulaşacağımızı bilmiyorduk. Akabinde İTÜ ARI Teknokent yönetiminin bize atadığı temsilcimiz ile iletişime geçtik. İTÜ ARI Teknokent’in Kariyer sitesinden bir ilan yayınlayabileceğimizi öğrendik.

19 Ekim 2020 tarihinde bir ilan açtık ve ilana sadece birkaç günde 25 kişinin başvurdu. Başvuru yapan hemen hemen tüm İTÜ’lü öğrenciye, görüşme yapmak için davet mailleri attık. Davet maillerine geri dönüş yapan 17-18 İTÜ’lü öğrenci ile 30 dakikalık sohbetler gerçekleştirdik.

Başlangıçta amacımız 2 veya 3 İTÜ’lü öğrenciyi staj programımıza almaktı ancak görüştüğümüz kişilerin hepsinden çok etkilendik ve hepsi için bir imkân yaratmak istedik.

Bu esnada, Kariyer sitesinde yer alan "başvuru alma" seçeneğini kapatmayı unutmuşuz. Çok kısa bir sürede başvuru sayısı 70 kişiyi bulmuş. Kimseyi arkada bırakmak istemedik. Yine, başvuran hemen hemen her öğrenci bizim için görüşmeye uygundu ve öğrencilerle görüşmek için davet mailleri attık. Davet maillerine geri dönüş yapan 25 İTÜ’lü öğrenci ile görüşme gerçekleştirdik. Tüm görüşmelerin sonunda, görüştüğümüz kişilerin neredeyse tamamına, 41 İTÜ’lü öğrenciye, destek olmaya karar verdik.

Öğrenciler, destek programımıza kabul edildiklerine dair kendileriyle iletişim kurulduktan kısa bir süre sonra, lider seçilen öğrencilerin koordinasyonuyla Türkiye mozaiğine dönüşen bir videonun çekmişler. Tüm kurucu ortaklarım çok mutlu oldular." 

SodaCo maddi desteğin yanı sıra, burs verdikleri öğrencilerle bir topluluk oluşturmayı da hedefliyor. Bu doğrultuda her hafta öğrencilerle bir araya gelerek, farklı konularda fikir alışverişi yapıyorlar. Program kapsamında ilk hafta; iklim krizi ve çözümleri, ikinci hafta; sürdürülebilirlik, üçüncü hafta; betonlaşmış şehirlerin yeni finansal teknolojiler yardımıyla nasıl tekrar yaşanılabilir şehirlere dönüştürülebileceği konuları ele alınmış.


Şirketin teknolojiden sorumlu kurucu ortağı Ali Sipahi:

"Programın dördüncü haftasında, teknoloji girişimciliğine biraz değindik. Katılımcı öğrencilerin gündelik hayatta karşılaştıkları derin sorunlara dair teknolojik çözüm fikirlerini şimdiden geliştirmeye başladılar ve programımız şimdiden meyve veriyor. Bunu görmek mutluluğu verici.

Parlak Türk gençlerine vizyon vermek, kariyerlerine katkı sağlamak, önlerini açmak istiyoruz ve katılımcılar arasından kendi ekiplerimize insan kaynağı yaratmak istiyoruz."

Şirketin finanstan sorumlu kurucu ortağı Omar El Salhani:

"Haftalık konu başlıklarını öğrencilerle demokratik bir şekilde belirliyoruz. Her konu başlığı oldukça derin, saatlerce konuşulabilecek konular. Öğrencilerin ve şirketin takvimlerinin uygunluğuna göre konular hakkında tartışmalara devam ediyoruz. SodaCo’da; her şirketin asli varlığının, günümüzün teknolojik gelişmelerine rağmen, insan kaynağı olduğuna inanıyoruz."

Can Şimşek:

"İTÜ ARI Teknokent şirketleri, bütçelerinden çok cüzi ücretler ayırarak birçok gencin ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri gibi, onların hayatlarını değiştirebilirler. Tüm İTÜ ARI Teknokent şirketlerini ekosistemimizi desteklemeye ve geliştirmeye davet ediyorum."

Firmamız SodaCo’ya yarattığı fayda ile öğrencilere sağladığı imkânlardan dolayı sonsuz teşekkürler! 



Oya Ayanoğlu
Kurumsal İletişim Uzman Yardımcısı, 
İTÜ ARI Teknokent 

Devamını Oku

Seçimlerimize Dair

Seçimlerinizi nasıl yaparsınız? Eğrisiyle doğrusuyla düşünerek, tabi ki mantıkla dediğinizi duyar gibiyim. Ne de olsa düşünmek türümüzü diğer canlılardan ayıran en belirgin özelliğimiz. Descartes’ın “düşünüyorum öyleyse varım” savı felsefe tarihinin belki de en popüler alıntısı.

Mantıklı karar vermek akıl sağlığı, güç, başarı ve daha pek çok iyi şeyle ilişkilendiriliyor. Mantığın en makbul yöntem olduğu bu durumda bile isteye başka yöntemlere meyletmek içimize sinmiyor. Mantığımız devreye giriyor ve savaşı kazanıyor, son söz onun…

Acaba öyle mi?

Seçim yaparken duygular, sezgiler, geçmişte yaşadığımız deneyimler, gelecekle ilgili hayallerimiz, değerlerimiz, uzmanlardan aldığımız görüşler, ilahi iradeye teslimiyet, hepsi iş başında, mantık bunlardan sadece biri. Yani kararlarımız üzerinde mantık dışı faktörlerin çok daha fazla etkisi var. Mantıklı seçimler yaptığımızı düşünürken aldığımız kararların çoğu irrasyonel.

Peki ama nasıl?

Zihinsel süreçlerimizi her kullandığımızda mantığımızla hareket ettiğimizi sanıyoruz. Oysa çoğu zaman yaptığımız, korku, öfke gibi duygularımızdan, olumlu ve olumsuz geçmiş yaşantılarımızdan, sezgilerimizden, hayallerimize dair bir manzaradan gelen bilgilerden kaynaklanan düşünceleri rasyonalize etmek.

Bazılarımız ait olmadıkları yerlerde ait olmadıkları işler yapıyor, toplumsal başarı normlarını yerine getirememe korkusuyla mutsuz çalışanlar olarak yıllarını geçiriyor. Bazılarımız geçmiş deneyimlerin o kadar etkisinde ki farklı bir çalışma, farklı bir hayat düşünemiyor. Bazılarımızın eline büyük bir fırsat geçiyor, gelecekteki hayallerine bu haliyle benzemediği için pas geçiyor. Her biri mantığıyla hareket ettiğini düşünen bir sürü insan her gün bazı duygu, inanç ve geçmiş yaşantıların etkisinde seçimler yapıyor.

Oysa -meli -malıların, mantık peşinden koşmanın ötesinde de bir yol var: içimizdeki iklimi hep bahar modunda tutmaya çalışmak yerine gerçek seçim kriterlerimizle halleşmek mesela. Seçimlerimizi yaparken şimdiye kadar gerçekten en sık hangi kriteri kullandığımızı görmek, bunun bize maliyetini düşünmek ve başka bir seçim kriterine kucak açtığımızda olabileceklerin sonsuz varlığıyla yüzleşmek.

İçimizde kışlara izin verdiğiniz sürece sıra gerçek baharlara da gelecek kuşkusuz. Dalıyla, yaprağıyla.

Doğanın kadim yasalarına saygıyla…